Sunday, November 21, 2021

Ataç'ın Piyanosu

     İyi bir roman okursam iyiliği dinlendiriyorum, yeni bir romana başlamıyorum, araya bir “düzyazı” alıyorum. Sırada bekleyen kuram, deneme, eleştiri, inceleme ya da araştırma kitaplarına yöneliyorum. Orada da şöyle bir sorunum var: hangisini okusam diye karıştırdığım kitaplar bazen gözümü korkutuyor, bazen de havaya ya da havalarına giremiyorum. İşte o zaman Ataç’a sığınıyorum. Herhangi bir kitabını çekip okumaya başlıyorum.

     Su Tong’un Binu ve Büyük Sur romanını bitirdim. Çok etkileyiciydi. Sonra hava sorunu ortaya çıktı. Ben de Ataç’ın Dergilerde kitabını okumaya durdum. Şu aşağıdaki satırlar o kitaptan (ortada önemli bir konu yok, yakıcı bir sorun yok, ama inanılmaz bir müzik var: düzyazının mat müziği):

     Çocuktum, bir gazetede miydi, bir kitapta mıydı, bir resim görmüştüm, altında "Falancanın resmidir" yazılı. Oradaki "dir" güldürmüştü beni, "Neye koymuşlar bunu?" diyordum. Benden yaşlı bir arkadaşım, yanılmıyorsam idadinin son sınıfındaydı, yukarıdan bir baktı bana, "Ne demek?" dedi, "Sen dir'i öyle bir söz mü sanıyorsun? Sarf kitabında yeri var onun, edat-i haberdir o."

No comments:

Post a Comment