Friday, January 1, 2021

Joyce'un Koşusu

      Halide Edip, Fransalar mransalar görmüş biri olarak memlekettekileri bilgilendiriyor: “Joyce adında bir İngiliz muharrir vardır. Bunun kuvvetli şair olduğuna şüphe yoktur ve güzel kısa hikâyeler yazmıştır. ‘Ulis’ isminde bin sayfalık bir roman yazdı. Fransa’da basıldı ve hayli meşhur oldu. Fakat bu şöhret sabun köpüğü gibi eridi.”

     1942’de söylüyor bunları. ‘Dedesi’ Kemal’in Fransa’da durduğu yerden bir adım ileride. Etrafına bakmış, en azından.

     Kızamıyorum da Halide Edip’e. Bir büyük ‘anlatı’cı, bir deha olarak görülen Virginia Woolf bile bordadan bindirmiş Joyce’a: “Bay Joyce’un Ulysses’teki münasebetsizliği bana öyle geliyor ki nefes almak için illa da camları kırması gereken çaresiz bir adamın bilinçli ve hesaplı münasebetsizliği. Yer yer camlar kırıldığında muhteşem, ama ne gerek vardı bu kadar enerji harcamaya!”

     Okurlardan, yazarlardan büyük bir beklentisi yokmuş zaten Joyce’un. Aklı fikri eleştirmenlerdeymiş. Eleştirmenlere uydurma isimlerle okur mektupları yazıp kitabın gizlerini faş etme derdine düşmüş. Bir tür koşu bittikten sonra da koşmaya devam etme durumu.

     Ama, sanki, o koşu kurtarmış ‘Ulis’i.

No comments:

Post a Comment