Monday, June 22, 2020

Yeni Eleştiri: İki Çıkma

BİR: Yeni Eleştiri, metni, ‘biçimler’ (birden fazla biçim) olarak görür. Parçalayarak inceler ve parçaları ‘toplayabilmek’ için yeni teknikler geliştirir. Amerika’daki eleştiri okullarının Papa’sı Paul de Man tarafından “muazzam bir metodolojik özgünlüğe ve inceliğe sahip” olması nedeniyle kutsanmıştır ama kuramsal temelleri zayıftır. Metnin arkasındaki psikolojik, ideolojik, toplumsal, dinsel, tarihsel, hattâ dil bilimsel unsurları dikkate almaz. Bu türden ‘ekstra-edebî’ konumları aşırı bulur. Teknisist vurgularla, kör yordamıyla ilerler. Metni yalıtır ve yalıtımdan sonra ortaya çıkacağını varsaydığı ‘güzellik’ gibi, ‘ahenk’ gibi ilkeleri saptamaya çalışır. İzlek, biçem, ses, ölçü, imge özellikleri gibi unsurları çok önemsediği için, işi sonunda sayıp dökmeciliğe kadar götürür. Bu ‘yüzey’de durma durumu, ‘derinlik sarhoşluğu’ içindeki metinleri ıskalama sonucunu doğurur.
Kuramsal yapısı, geniş, oylumlu metinleri yorumlayacak, çözümleyecek olanaklar sağlamaz. İlgisi ‘kısa lirik’e yöneliktir. ‘Kısa lirik’ için programlanmıştır.
Neden? Neden, dar bir alanda çalışma, uzmanlaşma isteği değildir. Kuramcılar, kuramlarını çatadururken, üniversiteye de çattıkları kadarını ders kitabı olarak sevk etmek zorundaydılar. Sevkiyatın “üniversite dersliklerindeki bir saatlik derse uygun olması” gerekiyordu. Ece Ayhanlayın söylersek, devletle “iki kaşık gibi iç içe”ydiler.
İKİ: Bu da işin “kaba siyaset” yanı: Yeni Eleştiri, 40’ların sonunda, ABD’de “sağcı ulusal konsensus” döneminde ortaya çıkıyor. Aydınların, sanatçıların ‘komite’ tarafından sorguya çekildiği, hayatlarının karardığı yıllar. Kimileri hapse kimileri işsizliğe mahkum oluyor. FBI, radyo istasyonlarını dolaşıp çalınmasını istemediği şarkıları içeren listeler dağıtıyor. Şair Charles Olson ve efsanevî Black Mountain Koleji de devlet teröründen nasibini alıyor: Amerika’nın en önemli ‘şiir okulu’nun kapısına kilit vuruluyor. Yeni Eleştiri, büyük cadı avıyla ve McCarthy fırtınasıyla birlikte yükselişe geçiyor. Tesadüf tanrısının bir oyunu mu?
50’lerin sonunda ABD yeni bir siyasi döneme giriyor ve esen özgürlük rüzgârları karşısında McCarthycilik etkisizleşiyor. Bu tarih, aynı zamanda, Yeni Eleştiri’nin ‘hegomonya’sının kırıldığı tarih oluyor. Tesadüf tanrısı, ‘aşırı’ oynuyor. [2013]


No comments:

Post a Comment