Saturday, June 13, 2020

Susanlar Üzerine

Bilge Karasu’nun 12. kitabı Susanlar, yazarın ilk dönem çalışmalarını içeren ve ölümünden on dört yıl sonra yayınlanan bir kitap. Dokuz öykü, beş şiir ve yirmi altı denemeden oluşuyor. Sonuna yakın tarihli beş söyleşi eklenmiş. Kitaptaki öyküler, Karasu’nun yazı serüvenini başından sonuna izleyenler için hazine değerinde. Şiirleri için söylenebilecek bir şey yok. Denemiş.
Denemeleri ise küçük çaplı bir facia. İlk denemeleri bunlar. Altlarındaki tarihler, 27-28 yaşlarındayken yazdığını gösteriyor. Dersini çalışmamış, derdini anlatamayan bir Karasu var karşımızda. Bazı denemelerde konuya bile giremeden teneffüs zili çalıyor.

Eksiltmeci: Muzaffer Buyrukçu’nun hikâyelerindeki fazlalıklarla uğraşıyor, “kelime ayıklamağa” çalışıyor.
Titiz: Tarık Dursun K.’ya fiil çekimi ve hikâye zamanı konusunda dersler veriyor.
Tutarsız: Çok önemsediği, ‘odaklandığı’ ve etkilendiği Vüs’at O. Bener’in okuyucuyu meraka düşürme huyuna ‘dokunduruyor’, hikâyelerinde gereksiz noktalar (nokta işareti) ve fiil zamanı yanlışlıkları buluyor. Ve fakat, sonra, şu tuhaf cümleyi kuruyor: “Ama ne de olsa, bunlar gerçekten az, hikâyelerin tümü göz önünde tutulunca önemsizleşen şeyler.”
Yazdıklarını yanlış anlayan, yanlış aktaran Bayan H.T.’ye ilişkin yazdıkları da tam bir mübalağa örneği. Dört cümleyle halledebileceği bu meseleyi dört sayfa kadar uzatıp lâfa boğuyor ve doğaldır, halledemiyor. Meseleyi başka bir yolla halletmiş oysa: gene tuhaf bir (üç) cümle: “Bu konuda onunla konuştum. Bu yanlış okumayı Dolmuş’un gelecek sayılarında düzelteceğini söyledi. Bekliyorum.” Sağlamcı.
Ben kitapta Karasu’nun daha konuya bile giremeden bitirdiği denemeler olduğunu, dört cümleyle halledebileceği meseleler için dört sayfa doldurduğunu söylüyorum ya kitaba bir ‘Sonsöz’ yazan Enis Batur tersini düşünüyor: ona göre “söz ekonomisinin inceliklerini kuşatan denemeler” bunlar.

[2013]

No comments:

Post a Comment